EKMEKLERİMİZ etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
EKMEKLERİMİZ etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

14 Temmuz 2011 Perşembe

CANIM ABLAMIN FRANSIZ EKMEĞİ TEKRAR-2 ŞEKİLDE


























BRİOCHE EKMEK NEFİS NEFİS NEFİS VE ABLA LEZZETİ












SEVGİLİ SİMAY'IMIN DA FOTOĞRAF DENEMELERİNİ PAYLAŞMAK İSTEDİM...

VE EKMEK AYNI FRANSA'DA YEDİĞİM GİBİYDİ..

ABLOŞUM CANIM ÇOK TEŞEKKÜR EDERİM...

TARİFİ YAKINDA...

22 Mayıs 2009 Cuma

ABLA EKMEĞİ-FRANSIZ EKMEĞİ






Malzemeler:

-430 ml su(ablam diyet süt)

-5,5 yemek kaşığı zeytinyağı

-1 tatlı kaşığı tuz

-720 gram beyaz un(ablam çavdar-yulaf karıştırmış)

-4,5 tatlı kaşığı maya


Yapılışı:

Hamuru ekmek makinasında yoğurmuşDaha sonra 2'ye ayırıp, şekil verip fırında pişirmiş.

Ama asıl tarifte tek bir ekmek oluyormuş.

Gerçekten nefi bir ekmek olmuştu.

Abacığıma buradan teşekkür ediyorum .Allah seni başımızdan eksik etmesin.

27 Nisan 2009 Pazartesi

EKMEKLER


ZEYTİNLİ EKMEK





HAŞHAŞLI EKMEK
Ablamlar ekmek makinası aldığından bu yana değişik, nefis ekmekler yiyoruz çok şükür...
Ablama buradan çok teşekkür ediyorum.Sağlık, mutluluk,huzur dileklerimle...
İşte birinci tarif:
ZEYTNİLİ EKMEK(Gerçekten dokusu ve lezzeti muhteşem bir ekmekti)
Malzemeler:

-340 ml su(oda ısısında)ablam diyet süt kullanmış
-40 ml zeytinyağı
1-1 tatlı kaşığı tuz
-525 gr. Beyaz un(ablam çavdar unu kullanmış)
-100 gr. Dilimlenmiş zeytin
-Maya ½ yemek kaşığı-1/2 büyük ölçek

Yapılışı:
Su(süt)+Zeytinyağı pişirme haznesine konur. Tuz+ unun yarısı ve zeytinler eklenir. Son olarak kalan un ve maya eklenir.
2 numaralı pişirme programında, 3 numaralı kızartma seviyesinde , 1.000 gr.lık ayarda pişirilir.
Ablamın makinesi Moulinex-Pide yapan cinsiymiş.
AFİYET OLSUN!

15 Ocak 2009 Perşembe

UNO EKMEK İLE EKMEK kavurması




Tarifi buradan aldım, Ekmekler ise Uno'dan...Ben bu iki blogger'a çoookkk teşekkür ediyorum bu lezzeti bulmama vesile oldunuz...

Tarifi aynen aktarıyorum ben bir tek maydanoz yoktu ekleyemedim.Nazilli yöre yemeğiymiş bu bilgiyi de vermek istedim.
EKMEK KAVURMASI

Malzemeler:

Küçük küçük doğranmış bayat ekmekler, (Ben dolaptaki Uno ekmeğimle yaptım)

Ekmeğin miktarına göre 1 veya 2 tane yumurta,

Zeytinyağ, (ben tereyağı kullandım)

1 tane büyük kuru soğan,

Karabiber,

Maydanoz, (yoktu kullanamadım)

İstenirse kuru nane.

Yapılışı:

Ekmekler bir tencereye konur üzerine su serpilerek karıştırılır. Tencerenin kapağı kapatılarak yumuşaması beklenir. Sonra başka bir tencereye yağ ve doğranmış soğanlar konup kavrulur.İçine yumurtalar kırılıp pişirilir. Yumuşamış ekmekler ilave edilerek karıştırılır,birbirine yedirilir. Karabiber, nane, maydanoz eklenerek ayranla servis yapılır.
Afiyet Olsun!

12 Mayıs 2008 Pazartesi

RENKLİ EKMEK TERAPİSİ




















Benim de deneme listemde olan ilk olarak Sevgili Didem'de(PASTANBUL) gördüğüm Renkli Ekmeği , Sevgili Münevver Abla'cığım(NANELİMON) denemiş.

Ben de hafta sonu hemen denedim. İremsu bile yedğine göre artık siz tahmin edin nasıl olduğunu::)))Bu arada mayalı hamur başarısızlığımın da bacağını kırmış oldum::)))Ve de bu ekmek bu ara yaşadığım sıkıntılara terapi gibi oldu...
En üstteki fotoğraf da benim CANIM KIZIMIN anneler günü hediyesi...Ona buradan da çooooooooook teşekkür ediyorum...Darısı kendi anneliğine inşallah...
Bu arada asıl tarif burada.
Tarifi direkt olarak Sevgili Didem'den aktarıyorum.
Benim notlarım kırmızı ve parantezde.
Malzemeler ve yapılışı:
-300 gr. beyaz un
-1 çay kaşığı pudra şekeri
-1 çay kaşığı tuz
-5 gr. toz maya(11 gram Yuva maya-1 paket-Direkt una karıştırılan)
-180 gr. ılık su(bu ölçü gram yani suyu tartıya koydum 180 gram ölçtüm)
-2 çorba kaşığı zeytinyağ
-2 çorba kaşığı ıspanak püresi(daha önce buzlukta vardı onu kullandım)
-2 çorba kaşığı siyah zeytin ezmesi(zeytin ezmesi yoktu ben kakao kullandım hamurun rengi değişene dek)
-Üzeri için haşhaş tohumu

Çok hafif ısıttığım suyu ve yağı ekmek makinasının haznesine döküp, diğer kuru malzemeleri üzerine ilave ederek makineyi dough ayarında 20 dakika çalıştırarak hamurun yoğrulmasını ve hafif mayalanmasını sağladım.Hamuru 20 dakikanın sonunda makinadan çıkararak 3'e bölüp, bir kısmına ıspanak püresini bir kısmına da zeytin ezmesini ilave ettim. Bu aşamada her ne kadar renkli malzemeler hemen hamurun rengini değiştirecekmiş gibi zannetsem de düşündüğüm gibi olmadı. Her iki pürenin de hamura muntazam bir şekilde dağılması için Kitchen Aid'den ve dough aparatından yardım aldım. Üç hamuru elimle uzatıp yanyana koyarak saç örgüsü şeklinde birbirine doladım. Dar uzun bir dikdörtgen pişirme kabına hamuru yerleştirip, 1 saat kadar daha, iyice mayasının gelmesini bekledim.190 C'de ısıtılmış fırında, 30 dakika kadar pişirdim.

(Ben tüm malzemeyi mutfak robotuna koydum.Robotun bıçağı takılıydı.Hamur oluncaya dek karıştırdım ki ölçüler tam geldi ne un, ne de su eklemem gerekti.
Sonra hamuru 3'e ayırdım. 1'i sade zaten.Diğer 2nci hamuru robota tekrar koydum ve de buzluğumda olan ıspanak püresinden 2 dolu yemek kaşığı ekledim.Tabii hamur biraz cıvıdı biraz da un ilave ettim kontrollü olarak.Ispanaklar iyice hamura yedikten sonra o hamuru da robottan çıkardım.Diğer 3ncü hamuru ve kakaoyu ekledim.Ona birşey ilave etmem gerekmedi.
Daha sonra 3 hamuru İremsu ile birlikte uzattık ve sonra saç örgüsü ördük.
Fırını 25 dereceye getirdim.Kalıb da çok ama çok hafif yağ sürdüm.Ekmekleri kalıba koyduk.Sonrada üzerini örtüp mayalanması için fırına sürdük. Ekmek 2 katı kadar olunca üzerini hafif su ile nemlendirip haşhaş tohumu serptim.Ve 170-180 derecede pişirmeye bıraktık.Fırının içine de bir kasede su koyduk.Ekmek pişince de üzerine biraz su serpip, üzerini bir bezle örttük.
Ve de nefis bir ekmeğimiz oldu.

Tarif için herkese çoooook teşekkür ederim.)

10 Ağustos 2007 Cuma

İLK ETKİNLİĞE KATILIM... # 25YE KAHVALTI !

İLK ETKİNLİK İLK HEYECAN!

Etkinlikleri en başından beri takip ediyorum...Çok keyifli bir şey bu...Ama ev sahibi için de bir o kadar zor bir olay bana göre...Şimdiye kadarki tüm etkinlik sahiplerine kendi adıma teşekkür ediyorum...Ellerinize, yüreğinize, emeğinize sağlık...

YE #25 Kahvaltı ev sahibi Lezize'ye yani (Sahrap ve İrem)'e(http://lezize.blogspot.com/ ve de kolaylıklar diliyorum.... Günlüğünü , tariflerini büyük bir zevkle izlediğimi de ayrıca belirtmek istiyorum.

İşte tariflerim:

Kızılcık Reçeli: Kızılcıklar oldu mu ? Selelere doldu mu? diye başlardı ama artık sele değil maalesef plastik poşetlere dolduruluyor.....Küçüklüğümde babam, annem,büyükbabam, dayım alışverişten ellerinde filelerle gelirlerdi eve veya kese kağıdına doldurulmuş meyve, sebzelerle...Ne çok şey değişmiş, ne çok şey yitirmişiz, ne çok şey hayatmıza eklenmiş biz farketmeden...

-1 kg çekirdeği temizlenmiş kızılcık(Kızılcığı iznini yaylada geçiren iş arkadaşlarımdan biri getirdi ona buradan teşekkür ederim)
-1 kg şeker
-1 tatlı kaşığı limon suyu

Kızılcıkları ve şekeri 1 gece bekletiyoruz.Ertesi gün kısık ateşte kaynatıyoruz(ben biraz fazla kaynatmışım:::(((Biraz katı oldu...Oysa az kaynatıp , güneşte bekletmek lazım....Kaynamanın son bölümlerinde limon suyunu ekliyoruz....Soğutup kavanozlara, ya da kaselere ve doğru eşe dosta ...Yoksa evde tüketilip kilo alınıyor....

Bu biraz da çocukluğum kokan bir tarif...Tadına baktığımda yaylamızdaki kızılcık ağacımız ve yaşadığım güzel çocukluğum gözlerimin önünden geçti...

Kahvaltı etkinliğini ilk gördüğümde de yine yaylada, denizde yaptığımız sabah ve akşam üzeri kahvaltıları aklıma geldi...Ne güzel günlermiş o günler....Büyükbabamın sabah erkenden kalkıp bizi yayladan Adana'ya kahvaltısız göndermemek için (o zamanlar araba filan pek yoktu sabah otobüsleri de sabah 5'de yola çıkardı)çay demlemesi, anneannemin kahvaltıyı hazırlaması...bizim ; ben yemeyeceğim mırın kırınlarımıza katlanmaları, öperek, arkamızdan su dökerek uğurlamalarını hiç ama hiç unutmayacağım...Annemin hazırladığı öğleden sonra kahvaltıları ise ayrı bir heyecandı benim için...Övelemeç, kısır, fettuş, zahter , yayladaki üzümlerimiz ile yapılmış pekmez, o pekmezle yapılmış tahin-pekmez, sünen peynir(sıcak su ile ıslanınca süner ve ben hala çok severim), yine yaylada yapılan vişne , sarı kiraz reçelleri, ekmeklerimizi batırdığımız zeytinyağı, zahter gibi lezzetleri unutmam mümkün değil...Tatları hala damağımda...Taze pidelerin kokusu hala burnumda tütüyor...Büyükbabamı, fırından aldığı ekmeklerle yayla yokuşunda karşılayışım ise hala gözlerimin önünde...Annemin hadi kızım bugün ekmeği fırından sen al deyişi ve de benim tembellik edip "ya anne hep bana söylüyorsun biraz da ablam gitsin alsın" deyişim de herhalde annemin ve ablamın kulaklarındadır::)))




Bu ekmeğim de tam bir diyet ekmek....Tarifi Ekmek Kokusu blogundan almıştım...Bu ikinci denemem...Ekmek makinam yok, elde yaptım...İkisinde de başarılı oldu...Ayrıca ekmek makinası olan arkadaşım da benim için yapmıştı...O tabii daha kabarık olmuştu...Ama tadı aynıydı...

-3/4 cup diyet kola(ılık)
-1 çay kaşığı instant maya
-1,5 cup un

Malzemeleri yoğurup mayalandırıyoruz. Şekil verip, 200 dereceli fırındfa pişiriyoruz. Fırından çıkınca taş gibi bir ekmek çıkıyor karşınıza ve panikliyorsunuz ilk yaptığınızda ama okuduklarınız sayesinde beyniniz bir anda çalışıyor, şimşekler çalıyor ve ekmeğin üzerine biraz su serpip üzerine de temiz bir bez örtüyorsunuz....15 dakika sonra yumuşacık ekmeğinizi mis gibi ekmek kokusu ile yiyorsunuz....

Bu da benim çok sevdiğim Yoğurtlu Kahvaltılık:

Aslında Antakya'nın tuzlu yoğurduyla çok güzel olur ama ben maalesef süzme yoğurt ile yaptım.
Miktarlar isteğinize göre değiştirilebilir.
-1 kase süzme yoğurt
-Tuz
-Kırmızı biber
-Nane
(Veya eklemek istediğiniz başka baharatlarla da çeşitlendirilebilir kekik vb.)
-Zeytinyağı
Hepsini bir güzel karıştırıp , ekmeklerin üzerine sürüp servis yapabiliriz veya kaseye koyup kahvaltı soframıza koyabiliriz.

Ayrıca arkadaşlarımızla yaptığımız Pazar kahvaltıları da ayrı bir renkti hayatımızda..Hala da öyle...Özellikle kış aylarında , çünkü Adana'da yaz aylarında herkes yazlıklarına, yaylalarında geçiriyor hafta sonlarını...Çoluk, çocuk hep birarada...Herkes elinde bir şeyle gelir...Çaylar demlenir, yumurtalar pişirilir,evinde ne varsa hep birlikte paylaşılır...Sonrasında mis gibi Türk kahvesi yapılır...Sohbetler, şakalar...En kötü günlerimiz bunlar olsun! Hep kahvaltı heyecanlarıyla biraraya gelelim, kötü günler uzak olsun dünyamızdan, ülkemizden, sevdiklerimizden!

Bir de hayatımın en güzel günlerini geçirdiğim Osmaniye-Aslantaş'da , bizi Aslantaş Barajı'ndan Osmaniye'ye okul için hergün getirip-götüren servis kaptanımız mavi gözlü Yusuf Abi'mizin; bizi ,yani tüm servisi evine götürüp eşine hazırlattığı kahvaltı sofrasını, evini bize açmasını, evde ne var ne yoksa bizimle paylaşmasını asla ve asla unutmayacağım....O yediğim mis gibi kokan somun ekmeğin, zeytinin , peynirin tadı, o güzel dostluğun tadı ben var olduğum sürece benimle yaşayacak...

Bu vesile ile , benim hayatımda yer almış, şu an bunu okuyan ya da okuyamayacak olanları sevgiyle anıyorum...Dualarım sizlerle...İyi ki yollarımız kesişmiş hayatın karelerinde hep beraber yer almışız.

Hepinize Sevgilerimle,