ETKİNLİKLER etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ETKİNLİKLER etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

3 Haziran 2009 Çarşamba

KIRIK CAM PARFE DONDURMASI



Asıl tarif buradadır ama ben arşivde olsun diye buraya kopyalıyorum.
Ve nefis lezzet için Yeşim'e çok teşekkür ediyorum. Bir de bu jölelerin muhallebiye nasıl ekleneceğini sormak istiyorum çünkü muhallebi sıcak oluyor ya???
Ayrıca Sevgili Yasemin'e Dondurma etkinliği için kolaylıklar diliyorum.
Detaylı ve fotoğraflı anlatım için Sevgili Yeşim'i ziyaret etmenizi öneririm.
Malzemeler:
3 kutu değişik renkte jöle
ben vişne,muz,(muzun içine rengi açık olduğu için çok az sarı gıda boyası ekledim)kivi,elma karışımı jöleleri kullandım.
Yapılışı:
1 paket jöleyi uygun bir kaba alın.üzerine
1 su bardağı (200 ml)kaynar su ilave edip iyice karıştırın.ve çukur bir yemek tabağına döküp donması için bir kenara alın.15 dk. zaten donuyor.donduktan sonra tabak içinde bıçak ile kare,dikdörtgen vb. kesin.
Parfesi:
4 poşet krem şanti
3 su bardağı süt
1 yumurta + 2 yemek kaşığı şeker (mikserle iyice çırpın.)
süt ve şantiyi iyice çırpın.içine yumurtalı karışımı ilave edip tekrar iyice çırpın.BU YUMURTALI KARIŞIM PARFEYİ DONDURUCUDAN ALDIĞINIZ ANDAN İTİBAREN HİÇ BİR ŞEKİLDE KESME ZORLUĞU YAŞAMADAN HEMEN SERVİS YAPABİLECEĞİNİZ KIVAMDA TUTUYOR.şantiyi iyice çırptıktan sonra buzdolabında 15 dk dinlendirin.bu arada çukur bir kaba naylon serin. ilk olarak kestiğiniz jöleleri tabana dilediğiniz şekilde yerleştirin.üzerine krem şantiden bir miktar koyun kaşık ile düzeltin.tekrar jöle ve şanti sıralaması ile kabınızı doldurun.
en son üzerine süte bandığınız bebe büsküilerinden dizin tekrar şanti ile sıvayıp
kenarlarındaki naylonu parfenin üzerine kapatıp dondurucuda 1 gece dinlendirin.
bu şekli ile dondurucuda 2-3 ay muhafaza edebilirsiniz.
servis zamanı kabınızı servis tabağına ters çevirip üzerindeki naylonu çıkarıprahat kesmek için oda ısısına gelmesini beklemeye gerek kalmadan ve kesme zorluğu yaşamadan dilim dilim keserek servis yapabilirsiniz.kalan parfenizi tekrar üstünü folyo ile kaplayıp dondurucuda saklayabilirsiniz...
deneyen arkadaşlarım eminimki çok beğenecekler.yaz ayları için lezzetli ve harika bir serinletici...şimdiden afiyetler olsun.sevgiler.....

1 Temmuz 2008 Salı

HAZIR YUFKA İLE TAHİNLİ-PDÇS 26








Bu tarifi bir çok site sahibi yapmıştı.En son okuduğum Beyaz Sofra'daki tarifti.
Bu tarifle de Porselen Demlik Çay Saati Etkinliği-26'ne katılmak istiyorum.Kelebekli Saniyeler'e Sevgili Huriye'ye kolaylıklar diliyorum.
Bunu yine doğumgünümüz için bizi ziyarete gelen arkadaşlarımız için yapmıştık.En çok seven de Sevgili Jale olmuştu::))) Bir de ben::)))

Aslında bu tarif milföy hamuru ile de olur, normal yufka ile de...Yani evde ne varsa onunla deneyebilirsiniz.Ve bu tarifi ben çok sevdim herkese en az bir kere yapmasını tavsiye ediyorum.
Ben tadını yaylada fırıncı Muhammer Usta amcamızın yaptığı tahinli ekmeğe benzettim.Anılarım canlandı... Buradan onu rahmetle anıyorum.
Bir de tariflerimi deneyip, deneyimlerini paylaşan ve siteye yorum yazan canım arkadaşım Cennet'e de buradan teşekkür etmek istedim...Sen de iyi ki varsın canım arkadaşım...
Burada benimle paylaşımda bulunanlar da iyi ki var...
Hepinize sevgilerimle,
Ve artık nihayet İşte Tarif::)))...
Malzemeler:
· 6 baklava yufkası (Yuka marka) (Adana'da oturanlar için, ben Groseri-Kenan Evren Şubesin'de gördüm ve aldım)
· 1 kase tahin
· 1 kase ceviz
· 1 kase toz şeker
· 1 tane yumurta
Hzırlanışı:
1. Yufkalar ikiye bölünür.
2. Tahin, ceviz, toz şeker karıştırılarak, kesilmiş olan bir yufkaya tahin karışım sürülerek rulo yapılır, bütün yufkalar aynı şekilde hazırlanır.
3. Yağlanmış tepsiye dizilir, üzerine yumurta sürülür.
4. Önceden ısıtılmış 180° fırında üzeri kızarıncaya kadar pişirilir.
5. Fırından çıktıktan sonra 3 parmak kalınlığında kesilir.


Afiyet olsun!

14 Mayıs 2008 Çarşamba

POĞAÇA ETKİNLİĞİ





Sevgili Papatya68(adaşım sayılır)'Aynur'un düzenlediği Poğaça Etkinliği için gece gece yaptım...

Bu tarifte çok başarılı olduğum söylenemez ama yine de yayınlamak istedim...Ben elimde yoğurunca mayalı hamurlar ol-mu-yorrrr...En iyisi mutfak robotunun bıçaklı haliyle yoğurmak...Bir dahaki sefere öyle deneyeceğim...Bu poğaçalar kum kum oldu pufidik pufidik değil...Ben pufidik seviyorum...Püf noktası varsa da bana iletirseniz çok svinirim.

Bir de arkadaşlar artık benim başım dönüyor ETKİNLİKLER sebebiyle....Takip etmekte gerçekten zorlanıyorum...asıl etkinliği kim düzenledi, kim misafir kim ev sahibi ??? ben işin ucunu kaçırmış durumdayım...Eğer bir hata yapıyorsam canım arkadaşlarım bana mail ya da yorum gönderirseniz en kısa zamanda düzeltmeye çalışırım.

Hepinize sevgilerimle..Aynur'cuuğm sana da kolaylıklar diliyorum canım....
İşte tarif:
-1/2 su bardağı ılık süt
-1/2 su bardağı sıvı yağ
-1 paket direk hamura karıştırılan maya
-1 yumurtanın beyazı içine sarısı dışına
-Tuz
-Susam
-Alabildiği kadar un
-1 kaşık toz şeker(arkadaşlar ben hamuru hazırlarken şekeri unutmuşum...şimdi dankkkkkkk etti::((( ondan kumkum oldu pufidik pufidik değil hemen yazayım dedim hani deneyen filan olur diye::))) ben şekerle de deneyip pufidikliği yine de kontrol edeceğim..sonucu da paylaşacağım inşallah)
Yapılışı:
Hepsi karıştırılır çok katı olmayan bir hamur yapılır.Mayalanmaya bırakılır.Sonra istediğiniz şekil verilerek üzerine yumurta sarısı ve çörek otu serpilip 180 derecede pişirilir.
Afiyet Olsun!

30 Nisan 2008 Çarşamba

"GÜNAYDIN! MERHABA! ÖZÜR DİLEME! GÜLÜMSEME !" KAMPANYASI -YONCA TOKBAŞ


Hürriyet Yazarlarından, Sevgili Yonca TOKBAŞ'ın bugünkü yazısını okudum ve bu müthiş , içimi coşturan, kanatlarımı kaldıran bu kampanyasına acilen destek vermek istedim.
Tüm blogcu, blogger, günlük sahibi olan arkadaşlarımı , dostlarımı da bu kampanyaya davet ediyorum.
Sevgili Yonca, yazısında belirttiği üzere de yazısını kullanmamıza izin veriyor.
İnsanlığımızı hatırlatan bu gündelik , samimi, sıcak, içten eylemleri lütfen yapalım diyorum.
Yonca'cığım , kanatların kırılmayacak...
Biz hala İN-SA-NIZ.
Umarım davetimi kırmazsınız canım arkadaşlarım...
Hepinize sevgi dolu, bahar dolu Merhabalar dileğimle,
HEPİNİZE MERHABA!
Bu arada fotoğrafı da Sevgili YONCA'ya ithaf ediyorum.umarım beğenir ve beğenirsiniz.::)))
İŞTE SEVGİLİ YONCA'NIN YAZISI:
Özür dilerimBen bir hata yaptım.
Hani ağzımdan kaçtı derler ya…
Farkında bile değildim üstelik.
Bana; insanı öfkeyle dolduruşa getiren bir yazı yazdığımı düşündüğü için eleştirisini yollayarak güzelce kulağımı çeken bir okurum; “Lütfen yazılarınızda “balgam” gibi bir kelime kullanmayın” dediğinde farkına vardım.
Ben de öfkeme yeniliyorum.
Yanlış bu işte.
Bunu fark ettiğimde başka bir şeyi daha fark ettim.
Bizim için, sevinç ve takdir dile getirmek zor.
Sövmek ve yermek çok kolay.
Yüreklendirme yok.
Özür dilemeyi bilmiyoruz.
“Merhaba dersen borçlu çıkarsın!” şeklinde yaşıyoruz.
Maç galibiyetleri dışında sevinçten sokaklara döküldüğümüz var mı? Onda da silahlar patlıyor zaten...
Peki ya hiç olumlu eylem yapmışlığımız?
Yani demek istediğim, bugüne kadar beğenmediğimiz bir şey olduğunda ya hep bağıra çağıra tepiştik ya da ışık söndürerek, siyah kurdele takarak kızgınlığımızı dile getirdik.
Aydınlık Türkiye için kendimizi karanlığa mahkum ettik. Ha diyeceksiniz tasarruf ettik... O ayrı da...
Ben başka bir şeyden bahsediyorum.
Neden “Merhaba Deme Eylemi” yapmıyoruz?
Kimseden korkmadan, inadına, herkese gülümseyerek “Merhaba!” desek mesela...
Bunu bir eylemle başlatıp kendimize iyi bir alışkanlık edindirsek ya.
Ya da ne bileyim...
Öfkeye inat “Gülümseme Eylemi!” yapsak.
Siyah kurdeleler yerine, GÖKKUŞAĞI renklerinde kurdeleler taksak arabalarımızın antenlerine.
Radyolarımız insanlara “Günaydın!” deme çağrısında bulunsa...
Nezaket adına “Bayanlara Kapı Açma Eylemi” başlatsak mesela.
Küfür edenin ağzına pul biber sürmek yerine, “Al sana şeker! Ye de ağzın tatlansın eylemi” yapsak...
İyi bir başlangıç olmaz mı?
Radyolardan, büyük yazarlardan, blogculardan bu konuda destek istesem, alabilir miyim?
Bu önerimi elden ele dolaştırsak, destek çıkar mı birileri sizce?
Yoksa ben hayal aleminde uçmaya başladım da,
Kanatlarım kırılıp düşecek miyim yere?
Yonca
“umutekeriyilikbiçer”
FOTOĞRAF:KIZIM İREMSU
JÖLE YAPIMI:BEN::))

3 Nisan 2008 Perşembe

TAMAMEN GÖZ KARARI TATLI PEYNİRLİ PASTA-TATLI














TATLI PEYNİRLİ KEK-PASTA-TATLI(CHEESCAKE)
Tarif yine tamamiyle bana aittir.Evde ne varsa onu kullandım. Bir de bu tarif hiç çatlamadı.Fırının içine ısıya dayanıklı kapta su koydum.Acaba ondan mı bilmiyorum.Bu pastayı Sevgili arkadaşım Renan için yapmıştım.Umarım ağzının tadına uygun bir pasta olmuştur.(Bugün aldığım haberde çok bereketli olduğunu,tadına Ankara'dan gelen misafirlerinin de baktığını ve çok lezzetli olduğunu iletti yani tadı tescillenmiş oldu böylece::))))ben de çok mutlu oldum.
Bu tarifimle de çoooooooook geç kaldım ama PASTAKOLİK etkinliğine katılmak istedim.
Özlem'ciğim bu etkinlik muhteşem bir etkinlikti ve de logosu bana öyle uyuyor ki sorma gitsin...Pastaya yapışmış bir tip::)))
Umarım özrümü kabul eder ve de tarifimi yayınlayabilirsin.
Şimdiden çoook ama çoook teşekkür ederim.Emeğine sağlık canım.
Bu arada 1 taşla iki kuş misali bir de En Güzel Pasta Yarışması 1'e katılayım istedim.Gerçi öyle güzel pastalar var ki benim ki hikaye misali::(((Ama maksat paylaşmak olunca...Ben ev sahibimiz Sevil'ciğime de kolaylıklar diliyorum.
İşte Tarifim:
Malzemeler:
-3 yumurta(köy yumurtası)
-3 paket Yörsan beyaz krem peynir
-3-4 dolu kaşık süzme yoğurt(Sütaş)
-3-4 kaşık nişasta
-5-6 kaşık pudra şekeri(tadına bakarak yaptım siz de öyle yapın bence çünkü herkesin damak zevki farklı)
-1 tatlı kaşığı limon suyu
-2 paket vanilya

Taban için:
-2 su bardağı kadar rondoda çekilmiş petibör bisküvi
-125 gram kadar erimiş terem yağı(margarin, tereyağı da olur)
-2-3 çorba kaşığı pudra şekeri

Hepsini karıştırıp, yağlı kağıt kaplanmış kelepçeli kalıba döşedim.
Üzeri için.
-1 paker hazır meyve sosu(Dr.Ötker)
-2 çay bardağı su
Üzerindeki gibi çetrefilli şekilde yapmadım.Direk su ile karışımı karıştırıp, ocakta pişirdim.

Süsleme için:
Frambuaz(Eniştemler vermişti buzlukta duruyordu)
İçinin hazırlanması:
Tüm malzemeleri mikserde çırptım ama çok değil karışana dek.Sonra bisküvili karışımın üzerine döktüm.160-170 derecede 45-50 dakika pişirdim.Üzerine sosunu döktüm.Buzdolabına kaldırdım.Sabah da dilimleyip fotoğrafını çektim.Servise yetişeceğimden alelacele oluyor fotoğraf işi biraz, ya da tam tersi gecenin bir vakti çekmek zorunda kalıyorum.Üzülüyorum aslında çok özenemediğim için ama...

Umarım sizler de dener olumlu sonuç alırsınız.

25 Mart 2008 Salı

TEYZE ÇORBASI


LAMA'cığımın etkinliğine hastalık,yorgunluk,yoğunluk,bahar sebepleriyle geç kalmış olsam da ,Sevgili İyi Yürekli Lama'cığımın jestiyle sanırım bu çorbayla katılıyorum::))) Bu arada bebişini güle güle, sağlıkla büyütmeni dilerim.
Çok güzel bir etkinlik konusuydu ,katılmamak beni çok üzecekti ayrıca.Lama'cığım emeğin için de ellerine sağlık diyorum ben.

İremsu'nun bayıldığı teyzesinin çorbası.Paylaşmak istedim.Bildiğimiz şehriye çorbası ama teyza yapınca tatlı oluyor ve yeniyor.Ben yapınca "Anne bu teyzeminki gibi olmamış ki..." sızlanmaları ile karşılaşıyorum.Yani ben tarifi veriyorum ama bu tarif ablamınki gibi olmayacak::)))

Teyzemizin ellerine sağlık.
İremsu'ya da afiyet olsun.::))))

Göz kararı malzemeler:
-Et suyu
-Kıyma(biraz kara biber,salça,tuz ile yoğurulmuş yuvarlanmış)
-Şehriye
-Domates(rendelenmiş)
-Domates salçası
-Pul biber
-Nane
-Tereyağ
-Nohut(önceden pişirilmiş)
-Tuz

Yapılışı:

Domates rendelenir.Yağda çevrilir.Salça da ilave edilir.Et suyu eklenir.Kaynarken etler eklenir.Arpa şehriye(ya da ne arzu ederseniz) ,nohut ,tuz da ilave edilerek şehriyeler pişinceye dek kaynatılır.Üzerine ,nane-kırmızı biber yağda hafif çevrilerek dökülür.

Hepinize afiyet olsun!

Sevgiyle ve Sağlıkla kalın.

20 Şubat 2008 Çarşamba

BAYAT EKMEKLE YUMURTALI KALPLİ EKMEK



Sevgili Hale kabul ederse Bayat Ekmeklerle Yapılan Tarifler Etkinliğine katılabilmiş olacağım....Eğer o kabul edemezse Sevgili Kuş'umuz kabul eder umarım...Aşık Eden Tarifler Etkinliğine yani....
İkisine de sevgiler gönderiyor ve kolaylıklar diliyorum....
Malzemeler:(kişi sayısına göre değişebilir)
-2 dilim bayat ekmek(ben diyet ekmek kullandım)
-2 yumurta
-1 kahve fincanı süt
-Beyaz peynir (süsleme için)
-2 tatlı kaşığı sıvıyağ
-Tuz
-Karabiber
-Kırmızıbiber
Yapılışı:
Yumurtaları, sütü, baharatları bir kapta çırpıyoruz.Ekmekleri bu karışıma batırıp sıvıyağ döktüğümüz teflon tavada arkalı önlü pişiriyoruz.Üzerine kalp kalıpla kestiğimiz beyaz peynirle süslüyoruz.Turşu , domates,salatalıkla servis yapıyoruz.
Afiyet Olsun!
Herkesin kalbi güzelliklerle dolsun!
Evdeki tüm malzemeleri çöpe dökmeden değerlendirelim.
Bunları bulamayan nice insanlar var değil mi dostlar?
Bu arada bayat ekmekle bizim evde yapılan, bana çocukluğumun o güzel günlerini anımsatanları da yazmak istiyorum.
-Peynirli Ekmek(Peynir rendelenenir ya da ezilir peynir cinsine göre değişir bu eylem, bayat ekmekler dilimlenir ve yağ sürülür(diyetteyseniz yağ sürülmez::))).Peynirlere karabiber, kırmızı biber, yumurta,gerekirse tuz, maydanoz eklenir.Peynirli karışım ekmeklerin üzerine sürülür.Telli ızgarada(küçüklüğümde o zamanlar bu ızgaralar vardı o sebeple yazdım tabii ki ızgaralı fırınlar da aynı işi görür ve yıllar sonra o ızgaradan da buldum, aldım çok da mutlu oldum çünkü çok kısa zamanda etleri de çok güzel pişiriyor ve de çocukluğumun kokularını burnuma , tatları da damağıma getiriyor), üzeri kızarıncaya ve de missssler gibi kokusu çıkıncaya kadar pişirilir)
-Ekmek Tatlısı(Babam rahmetli bayılırdı ben de çoook severim.Bayat ve dilimlenmiş ekmekler yumurtaya bulanıp, yağda kızartıldıktan sonra daha önce hazırlanmış ve de soğutulmuş şerbete atılır.Canım istedi:::)))))
-Çorbalarda kullanılacak ekmek(Bayat ekmekler küp küp doğranıp, fırında ya da yağda kızartılır, çorbalarla servis yapılır)
-Fettuş(Dilimlenmiş, güneşte ya da fırında kurutulmuş ekmekler dövülür(küp küp doğranmış da olurmuş), buna doğranmış -çintilmiş-soğan,sarmısak,salatalık,domates(az),nane,maydanoz,sıvıyağ,kırmızı biber,istenirse karabiber eklenir.Kısır gibi bir salata olur...Yine canım istedi::)))))Ekşi konur muydu hatırlamıyorum şimdi::((((Annemi aramıştım sormak için kardeşim çıktı ona anneme sorar mısın dediğimde ekşi konu muydu diye o da "konur tabii, nereden biliyorum dersen içinden limon çekirdeği çıkardı bazen::)))" diye cevap verdi...Annem limon sıkın dediğinde limonları sıktıktan sonra bazen ben süzmezdim::))ortaya bu şekilde çıkmış oldu::)))
-Yumurtalı ekmek yukarıda zaten ama benimki biraz diyet olan asıl bol sıvı yağda kızartılan daha güzel oluyor tabii ki::))))
-Az önce aklıma geldi yazmadan geçemedim.Soğan halka doğranır.Yağda kavrulur, önceden pişirilmiş lop et ,nohut ve et suyu eklenir(Kıvam çorba gibi).Karabiber, kırmızı biber,tuz atılır.Kaynatılır.Bu arada bayat pide ekmekler(pide daha güzel oluyor ama normal ekmekte olur tabii ki) doğranıp tabaklara paylaştırılır.Kaynayan ve özleşen yemeğimiz bu ekmeklerin üzerine dökülür.Afiyetle yenir.

1 Şubat 2008 Cuma

MANDALİNA-ZENCEFİL-FISTIK AYIN ŞEFİ










Ayın Şefi Etkinliği'ne bu tarifle katılayım dedim.Sevgili Uzak Köşe-ALEV'ciğimin bir etkinliği.İlkine katılamadım ve çok üzüldüm ama ikincisini kaçırmak istemedim.
Katılan tüm arkadaşlara başarılar dilerim.
Malzemeler:
KEK:
-3 yumurta
-160 gram beyaz küvertür çikolata(benmari usül eritilmiş)
-1 su bardağı tozşeker
-1 su bardağı + 2 kaşık elenmiş un
-1 paket kabartma tozu
-1 tatlı kaşığı mandarin(aslında adı Mandarinmiş Ziraat Müh.ablam ve eniştemden öğrenmiştim) kabuğu rendesi
-1 kahve fincanı mandarin suyu
-1 kahve fincanı sıvı yağ
-1 kahve fincanı dövülmüş antep fıstığı
-1 çay kaşığı toz zencefil
-1 paket vanilya

KREMA:
-1 paker Dr.Ötker dolgu kreması
-2,5 çay bardağı süt
-2 kaşık kakao(bana rengi açık gelince kakao ekledim)
Hepsi mikserle çırpılarak hazırlanır.

MANDARİN SOSU:
-2 mandarinin suyu
-2 kaşık nişasta
-2 kaşık şeker

Hepsini karıştırıp, ocakta kıvam alıncaya dek pişiriyoruz.Kıvamı yoğun olursa su ekleyebiliriz.Ben öyle yaptım.
SÜSLEME İÇİN:
-Dövülmüş antep fıstığı
-Dilimlenmiş mandarin
Yapılışı:

Kek malzemelerini kek sırasında(önce yumurta-şeker-çikolata-mandarin suyu-sıvıyağ ve sonra katı olan mazlemeler) karıştırıp, yağlanmış ve kağıt serilmiş 20-22 cm.lik kalıpta 20-25 dakika pişiriyoruz. Soğuduktan sonra keki ters çevirip, kağıdı çıkarıyoruz.

Üzerine dolgu kremasını ekliyoruz. En üstüne de mandarin sosunu döküp süslüyoruz.Sosu biraz fazla pişirip servis tabağının yanına da 1 kaşık ekleyebilirsiniz.

Hepinize afiyet olsun!

ALEV'ciğim sana da kolaylıklar diliyorum. Bu güzel etkinlik için de çok teşekkür ederim.

16 Ocak 2008 Çarşamba

PORSELEN DEMLİK ÇAY SAATİ ETKİNLİĞİ 10 PORTAKAL SULU VE LORLU KEK




Tarifin aslı Yemek ve Biz Günlüğü'nden Sevgili Zeynep'e ait.
Benim değişikliklerimle yukarıdaki gibi bir kek oldu.Bence nefis oldu.
Değişikliklerim kırmızı yazılı olanlar.Tarif için çok teşekkür ederim Zeynep'ciğim.
Bu arada evde yiyemediğimiz portakalları da değerlendirmiş oldum.Bu kek mandalina suyu ile de yapılabilir.Bildiğiniz gibi Adana'mız turunçgil cenneti olduğundan (Maşallah diyelim çünkü bu aralar hava çok soğuk ve don olayı tehlikesi var ve bu turunçgilleri mahveden bir durum) ve evlerde vitamin takviyesi olarak devamlı bulunduğundan farklı şekillerde değerlendirmek de istiyor insan.
Ayrıca bu tarifimle PORSELEN DEMLİK ÇAY SAATİ ETKİNLİĞİ 10'a da katılmak istedim.Davete icabet etmemek olmazdı.Lezzet Gemim'e kolaylıklar diliyorum.Umarım tarifim beğenilir diyerek tarife geçiyorum.

Malzemeler:
-4 yumurta
-1 cay bardagi siviyag
-1 su bardagi portakal suyu
-10 yemek kasigi tozseker(biraz artırılabilir)
-11 yemek kasigi un(bunu 3-4 kaşık artırdım çok cıvık oldu hamur çünkü)
-1 paket kabartma tozu
-1 portakal kabugu rendesi(üşendim ve eklemedim)
-1 su bardağı tuzsuz lor peyniri(ben 1 litre süte kaynadıktan sonra bir çay kaşığı limon tuzu ekledim ve lor peynirim oldu)
-1 paket yukarıda fotoğrafı görülen Kashmiri Kahwa adlı içinde yasemin kokuları olan ve stajyerim Gamze'ciğimin ablasından ve Hindistan'dan gelen çay(olmasa da olur veya yeşil çay -haşhaş tohumu-vanilya eklenebilir)
-Pudra şekeri(üzeri için)

Yapılışı:
Önce yumurtalar ile sekeri birlikte çırpılır.
Un harici tum malzemeleri ilave edildikten sonra un ve kabartma tozu da eklenir.Kek kalibimizi yağlayıp, unladıktan sonra 170 C de ısıtılmış fırında 40-45 dk pişirilir.

Üzerine pudra şekeri eledim.

Afiyet olsun.

28 Kasım 2007 Çarşamba

ZAMAN

Sevgili Dilek'ciğimin Kelime Oyunlarına katılmıştım.Sitede yayınlamayı unutmuşum.
Bir sonraki kelimemiz "hayal" ya da "hayal kırıklıkları" ...Haydi kalpler, eller vakit yazma vakti....
Şöyle bir çevrenize bakınız kimler yazıyor içinden gelenleri, yaşadıklarını...
Genelde hepimiz seyrediyoruz, okuyoruz,yaşıyoruz ama yaz-mı-yo-ruz.
Bana göre yazmak önemli...Ben de hep yazıyormuydum? Elbette cevabım koca bir "HAYIR". İnsan yazdıkça kendini , yaşananları, yürekteki soruları, insanoğlunun davranış biçimlerini daha iyi irdeleyebiliyor.
Benim canım kızıma tavsiyem OKU ve YAZ.
Kuran'da bile ilk emir OKU. Yazmak da sonradan geliyor nasılsa.

Kelime Oyunları:
Konu:Zaman

Zaman
Zaman zaman
Zaman mekan
Zamansızlık
Zamane çocukları
Zamane aşkları
Zamanı geri almak
Zaman yolculuğu
Zaman dilimi
Boş zaman
Zaman kaybı
Vakit

Yukarıdakiler "ZAMAN" denince ilk aklıma gelenler, beyin fırtınamdan çıkanlar.Aşağıdaki de gönül fırtınamdan çıkanlar.

Tutamazsın
Bağlayamazsın
Dokunamazsın
Farketmezsin nasıl geçip gittiğini
Fark etsen de fark etmez
Gitmiştir artık
Dön desen dönmez
Dönemez
Gel desen gelmez
Geldiğinde kıymetini bilmezsin
Geçer gider
Satın alamazsın
Satamazsınız
Vardır bilirsin ama
Önemsemezsin
Elle tutamazsın
Öldürürsün
Sessizce ölür
Kayar gider
Bazen bir an ,bir nefestir
Bazense bir ömür kadar uzun
Sürdüğü kadar varızdır
Bizim için biter
Başkası için başlar
Keşkelerdedir
Ümitlerdedir
Sonlardadır
Bekleyişlerde
Dualarda
Kaybedişlerde
Bazen de
Kavuşmaların
Barışmaların
Coşkulu baharında
Papatyaların o beyaz gülüşündedir.

İlkay Zehra Ülbeği

26 Kasım 2007 Pazartesi

İREMSU'NUN BABAANNESİ VE TİRAMİSU


Kaynana Çatlatan Tarifler Etkinliği gelince içimden yazmak geldi.

Şu an yaşıyor olsaydı inanın çatlamazdı diye düşünüyorum, çünkü o pasta,tart,kek gibi şeyleri pek yapamazdı.Paralı Günü/Altın Günü olunca bizler yapardık çok da hoşuna giderdi.Kızı da olmadığı için bizleri kızı yerine koymuştur hep.Ama ara ara keşke bir kızım olsaydı da derdi.

Ben ansızın aramızdan ayrılan babaannemizi buradan anmak istiyorum. Ne olursa olsun hastalandığımızda bize bakmış , sevdiğimiz yemekleri, tatlıları yapmış, kendine de, torunlarına da çocuklarına da hep özen göstermeye çalışmıştır.Genç yaşında eşinin vefatı ile yalnız kalan, neredeyse çocuklarını tek başına büyütmek durumunda kalmış , çocuklarının birarada olmalarını , birbirlerine bağlanmalarını sağlamaya çalışmış, gerçekten takdir edilesi bir anneydi Jale Anne.

Hayat bize ne getirirse getirsin, yaşanmışlıklar hiçbir zaman arkada bırakılmamalı.Vefalı olmak vicdan borcu! Yapılanlardan iyiler unutulmamalı,kötüleri anımsaMamalı.

Babam için ve Babaannemiz için elimizden, dilimizden geldiğince hergün Fatiha okuruz İremsu ile.

İremsu hala üzümleri tek tek salkımından ayırmamı ister.Biraz da olsa babaannesini bulabilmek için. Hala onunla oynadığı kağıt oyunlarını hatırlar.Bulmaca çözmeye onunla başlamıştır.Hala da bulmaca çözer İremsu.

Buradan sevdiklerini kaybetmiş tüm dostların acılarını paylaşmak istiyorum.

Biz onları yüreğimizde, aklımızda yaşattığımız müddetçe onlar asla ölmeyecek ta ki biz de ölünceye dek.

Bu tarifimi yayınlamak istedim, gerçekten hayatta olsaydı asla çatlamazdı::)))

Lale'ciğim sana bu acı dolu haftamızda kolaylıklar diliyorum. biliyorum insanın içinden yazmak gelmiyor::(((

Herkesin bir TiramiSu tarifi vardır.

Bu da benim tarif:
-1 adet hazır kakaolu pandispanya
-1/2 litre süt
-4 kaşık un
-4 kaşık şeker(isteğe göre artırılabilir)
-2 yumurta sarısı(ama ben yumurta kullanmıyorum,arzu eden varsa kullanabilir ama çok büyük bir fark yaratmıyor)
-1 paket labne peynir

Pandispanyayı ıslatmak için:
-1 çorba kaşığı nescafe
-1 büyük bardak sıcak su veya süt
-Arzu edilirse likör ve şeker eklenebilir.

Süsleme:Kakao

Yapılışı:

Krema pişirilir.Biraz ılındıktan sonra labne peynir eklenir ve çırpılır.Pandispanya nescafeli su veya süt ile ıslatılır.Arasına ve üzerine krema dökülür.Üzerine de kakao serpilir. Çocuklar da yiyecek ise nescafeli suya şeker de ekleyelim derim ben.

Afiyet Olsun!

14 Ekim 2007 Pazar

Ye 27 ve KARADENİZ YEMEKLERİ -MISIR ÇORBASI






Samsun'lu arkadaşım Sevgili Emriye'nin ablasından aldım tarifi.Kendisine ve tarifi + kırık mısırı bana ileten Sevgili arkadaşım Emriye'ye çok teşekkür ederim.
Bu etkinlik için Sevgili Yeşim'e şimdiden kolaylıklar diliyorum.
MISIR ÇORBASI
-1,5 su bardağı kırık mısır
-1/2 su bardağı kuru fasulye
-Süzme yoğurt
-Su
-İstenirse sıvıyağ/tereyağ
-Pul biber-nane
Yapılışı:
Bir gün önceden kırık mısır ve fasulye haşlanır. Ertesi gün kıvamlanıncaya dek pişirilir.Karadeniz'de bolca pişirilirmiş.Azar azar yoğurtlanıp yenirmiş. Ben düdüklü tencerede pişirdim.Suyu az ise biraz su ilave edebilirsiniz.Yyoğurtlu yiyecekseniz süzme yoğurt karıştırp üzerine pul biber ve nane yakılabilir.Ben yakmadım.
Bir de Emriye'ciğim bunu yoğurtlu değil de üzerine şeker döküp yiyormuş(1.fotoğraf).
Öyle de denedim.O da çok güzel oldu.
Deneyenlere Afiyet Olsun şimdiden.
Tüm Karadenizli arkadaşlara da kucak dolusu sevgilerle.

16 Eylül 2007 Pazar

RAMAZAN ETKİNLİĞİ - PEKMEZLİ MUHALLEBİ







RAMAZAN etkinliği için bence çok güzel bir tarif . Sütlü tatlılar, hamurlu tatlılara göre daha hafif ve faydalı.Ben de bayılırım sütlü olan her tatlıya.Ramazan etkinliği için Sevgili Süheyla'ya kolaylıklar diliyorum.http://diyalogyemekleri.blogspot.com/2007/08/ramazan-geldi-hos-geldi.html
Tarifin aslı ; http://tatlimutfak.blogspot.com/2007/08/pekmezli-muhallebi.html Merve'den aldım...O da Soframız Hale'denhttp://www.soframiz.com/devam.asp?yid=335 almış. Ben yarım ölçü yaptım, benim ölçüler parantez içinde.Yukarıdaki kaselerde 3 adet çıktı.
Hepinize afiyet olsun, hayırlı,bolluk,bereketli Ramazanlar olsun!Malzemeler:
1 litre süt (2,5 su bardağı)
4 yemek kaşığı un (2 dolu yemek kaşığı)
2 yemek kaşığı nişasta (1 dolu yemek kaşığı)
1 çay bardağı pekmez (1/2 çay barrdağı)
Yarım su bardağı tozşeker ( pekmez tatlı gelirse azaltabilirsiniz) (2 dolu kaşık)
1 paket vanilya (eklemedim)
Üzeri için ise ceviz,fındık,fıstık,hindistancevizi
Yapılışı:
Bütün malzemeleri genişçe bir kaba koyarak mikserle çırpın.
Daha sonra hafif ateşe koyarak pişirin.
Pişirdikten sonra tekrar mikserden geçirerek kaselere paylaştırın.
Üzerini ise ceviz veya hindistancevizi ile süsleyerek soğuk olarak servis yapın.
Afiyet olsun!
NOT1:Bu tarifi yarım ölçü yaklaşık 6-7 kezdir yapıyorum.Tam benim ağız tadıma uygun.Şeker oranı ile damak zevkinize göre oynayabilirsiniz.Özellikle cevizle muhteşem oluyor.
Bir de anneannemlerin-annemlerin yayladaki üzümlerden pekmez kaynattıkları zaman mutlaka yaptıkları pekmezli - nişastalı ve sadece su ile yapılan pekmezli-paluzeye çok benziyor tadı.Küçüklüğümün tatlarını en ufak şekilde hatırlatan her koku , her tat ,her rüzgar,her ağaç, her yağmur, her yaprak, her göz, küçük bir bakış ,bana hem hüzün yaşatıyor , bir o kadar da içimi çocuksu sevinçlere bırakıyor.
Bana bunu yaşatan ve yaşatacak olan herkese selam olsun!
NOT2:MERVE'ciğim bu tarifi bana kazandırdığın için çok teşekkür ederim.Hale'ciğim sana da teşekkürler.

14 Eylül 2007 Cuma

YE26 KABAKLI PİRİNÇLİ SALATA-MEZE




CafeGusto-Serpil'ciğime ;http://cafegusto.blogspot.com/2007/09/ye26-aperatifler-ve-mezeler-iv.html şimdiden bu güzel konulu etkinlikte kolaylıklar diliyorum.
Bu tarif İremsu'nın yıllardır doktorunun eşi Sevgili Melda'ya aittir.
Meze olarak, salata olarak değerlendirilebilir.
Ben dün ablacığımın iftar sofrası için,arpa şehriyeli halini yaptım.İlk fotoğraf arpa şehriyeli olan, ikincisi ise pirinçli olan.
Malzemeler:
-2-3 orta boy rendelenmiş kabak(siz kişi sayısına göre artırabilirsiniz göz kararı olabilecek bir tarif çünkü)
-1 çay bardağı kadar ayıklanıp,yıkanmış pirinç(veya arpa şehriye)
-1 çay bardağı kadar su(az gelirse ekleme yapılabilir)
-1,5 su bardağı kadar Süzme yoğurt(Ben Sütaş'ın süzme yoğurduna tutkunum)
-1 su bardağı normal yoğurt
-2-3 diş sarmısak(Arzuya göre eklenmeyebilir)
-Dereotu(Melda hep dereotu ile yapmıştı ama sevmeyenler sade veya maydanoz kullanabilir)
-Kırmızı biber
-Sıvıyağ-tereyağ
Yapılışı:
Kabakları yıkayıp, rendeliyoruz.Tencereye kabakları, pirinçleri,suyu ekleyip çok kısık ateşte pişiriyoruz.Eğer pirinçler(arpa şehriye) pişmemiş olursa sıcak su ilavesi yapıyoruz.
Ocaktan aldıktan ve soğuduktan sonra, yoğurtları, sarmısağı,dereotunu ilave edip karıştırıyoruz.Servis kasemize aldıktan sonra üzerini dereotu,maydanoz kırmızı biber ile süslüyoruz.Eğer diyette değilseniz üzerine sıvıyağ ve/veya tereyağ kızdırıp gezdiriyoruz.
Afiyet Olsun!

10 Ağustos 2007 Cuma

İLK ETKİNLİĞE KATILIM... # 25YE KAHVALTI !

İLK ETKİNLİK İLK HEYECAN!

Etkinlikleri en başından beri takip ediyorum...Çok keyifli bir şey bu...Ama ev sahibi için de bir o kadar zor bir olay bana göre...Şimdiye kadarki tüm etkinlik sahiplerine kendi adıma teşekkür ediyorum...Ellerinize, yüreğinize, emeğinize sağlık...

YE #25 Kahvaltı ev sahibi Lezize'ye yani (Sahrap ve İrem)'e(http://lezize.blogspot.com/ ve de kolaylıklar diliyorum.... Günlüğünü , tariflerini büyük bir zevkle izlediğimi de ayrıca belirtmek istiyorum.

İşte tariflerim:

Kızılcık Reçeli: Kızılcıklar oldu mu ? Selelere doldu mu? diye başlardı ama artık sele değil maalesef plastik poşetlere dolduruluyor.....Küçüklüğümde babam, annem,büyükbabam, dayım alışverişten ellerinde filelerle gelirlerdi eve veya kese kağıdına doldurulmuş meyve, sebzelerle...Ne çok şey değişmiş, ne çok şey yitirmişiz, ne çok şey hayatmıza eklenmiş biz farketmeden...

-1 kg çekirdeği temizlenmiş kızılcık(Kızılcığı iznini yaylada geçiren iş arkadaşlarımdan biri getirdi ona buradan teşekkür ederim)
-1 kg şeker
-1 tatlı kaşığı limon suyu

Kızılcıkları ve şekeri 1 gece bekletiyoruz.Ertesi gün kısık ateşte kaynatıyoruz(ben biraz fazla kaynatmışım:::(((Biraz katı oldu...Oysa az kaynatıp , güneşte bekletmek lazım....Kaynamanın son bölümlerinde limon suyunu ekliyoruz....Soğutup kavanozlara, ya da kaselere ve doğru eşe dosta ...Yoksa evde tüketilip kilo alınıyor....

Bu biraz da çocukluğum kokan bir tarif...Tadına baktığımda yaylamızdaki kızılcık ağacımız ve yaşadığım güzel çocukluğum gözlerimin önünden geçti...

Kahvaltı etkinliğini ilk gördüğümde de yine yaylada, denizde yaptığımız sabah ve akşam üzeri kahvaltıları aklıma geldi...Ne güzel günlermiş o günler....Büyükbabamın sabah erkenden kalkıp bizi yayladan Adana'ya kahvaltısız göndermemek için (o zamanlar araba filan pek yoktu sabah otobüsleri de sabah 5'de yola çıkardı)çay demlemesi, anneannemin kahvaltıyı hazırlaması...bizim ; ben yemeyeceğim mırın kırınlarımıza katlanmaları, öperek, arkamızdan su dökerek uğurlamalarını hiç ama hiç unutmayacağım...Annemin hazırladığı öğleden sonra kahvaltıları ise ayrı bir heyecandı benim için...Övelemeç, kısır, fettuş, zahter , yayladaki üzümlerimiz ile yapılmış pekmez, o pekmezle yapılmış tahin-pekmez, sünen peynir(sıcak su ile ıslanınca süner ve ben hala çok severim), yine yaylada yapılan vişne , sarı kiraz reçelleri, ekmeklerimizi batırdığımız zeytinyağı, zahter gibi lezzetleri unutmam mümkün değil...Tatları hala damağımda...Taze pidelerin kokusu hala burnumda tütüyor...Büyükbabamı, fırından aldığı ekmeklerle yayla yokuşunda karşılayışım ise hala gözlerimin önünde...Annemin hadi kızım bugün ekmeği fırından sen al deyişi ve de benim tembellik edip "ya anne hep bana söylüyorsun biraz da ablam gitsin alsın" deyişim de herhalde annemin ve ablamın kulaklarındadır::)))




Bu ekmeğim de tam bir diyet ekmek....Tarifi Ekmek Kokusu blogundan almıştım...Bu ikinci denemem...Ekmek makinam yok, elde yaptım...İkisinde de başarılı oldu...Ayrıca ekmek makinası olan arkadaşım da benim için yapmıştı...O tabii daha kabarık olmuştu...Ama tadı aynıydı...

-3/4 cup diyet kola(ılık)
-1 çay kaşığı instant maya
-1,5 cup un

Malzemeleri yoğurup mayalandırıyoruz. Şekil verip, 200 dereceli fırındfa pişiriyoruz. Fırından çıkınca taş gibi bir ekmek çıkıyor karşınıza ve panikliyorsunuz ilk yaptığınızda ama okuduklarınız sayesinde beyniniz bir anda çalışıyor, şimşekler çalıyor ve ekmeğin üzerine biraz su serpip üzerine de temiz bir bez örtüyorsunuz....15 dakika sonra yumuşacık ekmeğinizi mis gibi ekmek kokusu ile yiyorsunuz....

Bu da benim çok sevdiğim Yoğurtlu Kahvaltılık:

Aslında Antakya'nın tuzlu yoğurduyla çok güzel olur ama ben maalesef süzme yoğurt ile yaptım.
Miktarlar isteğinize göre değiştirilebilir.
-1 kase süzme yoğurt
-Tuz
-Kırmızı biber
-Nane
(Veya eklemek istediğiniz başka baharatlarla da çeşitlendirilebilir kekik vb.)
-Zeytinyağı
Hepsini bir güzel karıştırıp , ekmeklerin üzerine sürüp servis yapabiliriz veya kaseye koyup kahvaltı soframıza koyabiliriz.

Ayrıca arkadaşlarımızla yaptığımız Pazar kahvaltıları da ayrı bir renkti hayatımızda..Hala da öyle...Özellikle kış aylarında , çünkü Adana'da yaz aylarında herkes yazlıklarına, yaylalarında geçiriyor hafta sonlarını...Çoluk, çocuk hep birarada...Herkes elinde bir şeyle gelir...Çaylar demlenir, yumurtalar pişirilir,evinde ne varsa hep birlikte paylaşılır...Sonrasında mis gibi Türk kahvesi yapılır...Sohbetler, şakalar...En kötü günlerimiz bunlar olsun! Hep kahvaltı heyecanlarıyla biraraya gelelim, kötü günler uzak olsun dünyamızdan, ülkemizden, sevdiklerimizden!

Bir de hayatımın en güzel günlerini geçirdiğim Osmaniye-Aslantaş'da , bizi Aslantaş Barajı'ndan Osmaniye'ye okul için hergün getirip-götüren servis kaptanımız mavi gözlü Yusuf Abi'mizin; bizi ,yani tüm servisi evine götürüp eşine hazırlattığı kahvaltı sofrasını, evini bize açmasını, evde ne var ne yoksa bizimle paylaşmasını asla ve asla unutmayacağım....O yediğim mis gibi kokan somun ekmeğin, zeytinin , peynirin tadı, o güzel dostluğun tadı ben var olduğum sürece benimle yaşayacak...

Bu vesile ile , benim hayatımda yer almış, şu an bunu okuyan ya da okuyamayacak olanları sevgiyle anıyorum...Dualarım sizlerle...İyi ki yollarımız kesişmiş hayatın karelerinde hep beraber yer almışız.

Hepinize Sevgilerimle,